Ana sayfa

İletişim

Site Haritası

ll                      
 
      ■ Yazılar  ■ Haber ve Duyurular  
 
 ■ SAYIN PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ'DAN ANLAMLI ZİYARET...

 09.06.2011

 

MHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ dün akşam (08.06.2011) Avrupa Yakası

Çayeliler Derneği'ni ziyaret etmiştir, düzenlenen yemek benim girişimlerim sonucu gerçekleşmiştir.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ DİYARBAKIR'DAN TARİHE DÜŞÜNÜLEN NOT

 08.06.2011

 

6.Haziran.2011 Günü Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey’in çağrısı üzerine Diyarbakır İstasyon meydanında yapılan Açık Hava Toplantısının bir cümle ile ifade edilmesi istenirse bunun tek karşılığının tarihe düşülen not olacağı açıktır. Zira Milliyetçi Hareket Partisi bu organizasyonu ile sadece başta Başbakan olmak üzere kimi çevrelerin Türk Milliyetçileri için çizdiği sözde Sivas-Gavurdağı Coğrafi Hattının Şanlıurfa'dan sonra bir kez daha yıkılması bir yana zihinlere vurulmak istenen  bölücülük zincirleri parça parça edilmiştir.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ MİLLETVEKİLLİĞİ ADAY ADAYLIĞI HAKKINDA

 18.03.2011

 

 

Değerli Basın Mensupları,

 

Malumları olduğu üzere Rize'miz siyaset ve iş dünyasında ki onca etkin ismi sayesinde ülkemizde öncelikli bir yere sahip bulunmaktadır. Rizeli olmak bir ayrıcalık, Rize'den siyaset  yapmak ise bu toprakların yetiştirdiği onlarca Değerli Siyasetçinin yolunda yürümenin başka bir hazzı anlamına gelmektedir. İşte bu duygu ve düşüncelerle yüksek tahsilimi ve kariyerimi borçlu olduğum bu topraklara hizmet amacı ile  yola çıkmış bulunuyorum ve bu çok özel yurt köşesinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde farklı, yapıcı, kavga ve sorun üreten değil çözüm getiren bir sesi olmayı amaçlıyorum. Bu duygu ve düşünceler ile 12.Haziran.2011 günü yapılacak olan 24. Dönem Milletvekilliği Genel Seçimlerinde hemşerisi olmakla gurur duyduğum Rize'den mensubu bulunduğum Kutlu Davanın temsilcisi Milliyetçi Hareket Partisi'ne Milletvekili A. Adayı olarak başvurmuş bulunmaktayım. 

Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 100. Yıldönümü olan 2023 Yılına doğru ilerleyen aydınlık Türkiye Ufkumuzda bizler için Rize'den başlayarak ülkemizi bölgesinde ve küresel planda her bakımdan bir güç merkezi haline getirmek temel şiardır.  Bu bağlamda ilk aşamada Çay ve HES'ler olmak üzere İlimizin önemli sorunlarına gerçekçi  projeler ile  çözüm üretmek, çekişmeyi, kısır döngüleri değil yapıcılığı ön plana çıkarmak başlıca amacımdır. Bu çerçevede başta Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli olmak üzere partimin vereceği tüm görevleri seve seve üstlenmeye hazır olduğumu bildirir, bu kutlu yolda Yüce Allah'ın bizleri mahcup etmemesini niyaz eylerim.

 

Osman Cem Kazmaz

24.Dönem MHP Rize Milletvekili A. Adayı

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ İleri Demokrasi

 03.03.2011

 

 

Kısa süre önce bir Büyükelçinin bu yönde ki eleştirileri üzerine Sayın İçişleri Bakanının "Türkiye'de ki Basın Özgürlüğü'nün ABD'den bile ileri olduğu" yönünde bir beyanat verdiği hatırlanacaktır. Bu sözler ve Hükümetin benzeri açıklamaları  aslında ülkemizde ki demokrasinin çok ileri bir seviyede olduğu ve hatta büyük aşama kaydederek ABD ve AB'nin bile ilerisine gittiği anlamını ifade etmektedir. Gerçeklik payı ise Türk Halkının içerisinde bulunduğu sözde ekonomik refah ve bir gecede üç bin Dolar artıveren Milli Gelir ile eşdeğerdedir. 

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ BAŞKA BİR GARİP KIBRIS HİKAYESİ

 19.02.2011

 

BAŞKA BİR GARİP KIBRIS HİKAYESİ

Son günlerde Türk Halkı Başbakanın ve AKP Hükümetinin Yavru Vatan Kıbrıs üzerinden gerçekleştirmeye çalıştığı diğer ucube işlere şahit olmaktadır. Sayın Başbakan kısa bir süre önce Kars'ta garip nesnenin heykel adı altında tarihi bir mekana kendi dönemlerinde, kendi Belediye Başkanlarınca dikilmiş olduğunu unutarak ya da bu gerçeği başta Karslılar olmak üzere Türk Milletinin unuttuğunu düşünerek gündeme "ucube" tartışmasını taşımış ve böylelikle insan aklıyla alay etmenin en güzel örneklerinden birine daha imza atmıştır. Kars'ta  ki bu belki de dünyanın heykel olarak adlandırılan yegane demirli beton yığını aslında Ermeni iftiralarının kabul edildiğini anlatabilmek için oraya dikilmiş bir büyük utanç abidesidir.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ DEV ANKET TAMAMLANDI

 10.01.2011

 

2011 yılı Haziran ayında yapılması planlanan seçim için geri sayım devam ederken ülke genelinde seçim çalışmaları her geçen gün hız kazanıyor.

Partiler seçime ilişkin çalışmalar için son gözden geçirmeleri yaparken seçimlerde aday olmayı düşünenler bireysel girişimlerine hız veriyor. Ülke genelinde olduğu gibi Rize’de de yoğun bir seçim hareketliliği var. Aday olmayı düşünen isimler aday olmayı planladıkları bölgelerde ki çalışmalarını yoğunlaştırırken partiler ve basın yayın organları kamuoyu araştırmalarını sürdürüyor. Çay Televizyonuna bağlı olarak hizmet veren İnternet Sitesi haberkaradeniz.com da yapılan anket çalışması 7 Ocak 2011 tarihinde sonuçlandı. 19 Kasım 2010 tarihinde başlatılan ‘Rize’de kimi Milletvekili Görmek İster siniz’ anketinde toplam 35067 oy kullanıldı. Kamuoyunda konuşulan ya da yoğun talep gelen isimlere yer verilen ankette kıyasıya bir mücadele yaşanırken Ak Parti Rize İl Başkanı Hasan Karal 5889 oy alarak 1. Olurken 5833 oy alan Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç 2. Oldu. Yerel seçimlerde MHP Çayeli Belediye Başkan adayı olarak katılan Cem Kazmaz ise ankette 5479 oyla 3. Oldu. 4486 oy alan İş Adamı Hüseyin Atılgan 4. Olurken 4131 oy alan Eczacı Davut Birben 5. Oldu. Anket sonuçlarının belli olmasının ardından sonuçlar vatandaşlar tarafından yorumlanırken en çok oyu alan Ak Parti Rize İl Başkanı Hasan Karal’ın aday olup olmayacağı tartışılmaya devam ediliyor. Anketi 2. Sırada tamamlayan Nevzat Paliç, 3. Olan Cem Kazmaz, 4. Olan Hüseyin Atılgan ve 5. Olan Davut Birben’in oy oranlarıyla dikkat çektiler.

ÇAY TV

http://www.haberkaradeniz.net/Rize/17634-YAPMIS_OLDU%C4%9EUMUZ_DEV_ANKET_TAMAMLANDI.html

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ CEM KAZMAZ ÇAY TV DE ÇAYDA SABAH PROGRAMININ KONUĞU OLDU

 10.01.2011

 

Çay TV’de yayınlanan Çay’da sabah programının bugün ki konuğu yüksek inşaat mühendisi Cem Kazmaz oldu.

Çay’da sabah Programında Orhan yazıcıların sorularını cevaplayan Cem Kazmaz  Rize’nin en büyük sorununun Çay olduğun Üreticinin hak ettiği parayı alamadığını ve desteklemenin düşük kaldığını belirterek destekleme fiyatının yüksek olması ve bütçeden daha fazla para ayrılması gerektiğini belirtti.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ 2011 Yılı Bütçe Görüşmeleri'ne Bir Rizeli Açısından Bakış

 30.12.2010

 

13-26.Aralık.2010 tarihleri arasında TBMM AKP Hükümetinin 2011 Yılı Bütçesi üzerinde ki görüşmelere sahne oldu. Devlet Bütçesi kısaca Devletin yapması gereken Kamu Hizmetlerinin gerektirdiği harcamaların ve bunun için gerekli gelirlerin önceden planlanması olarak tanımlanabilinir. Ancak burada işin aslı bir gelir-gider hesabı olarak görülse de olay Hükümet Politikalarının tümüyle masaya yatırılarak öncelikle Muhalefete bu konularda bütünüyle bir değerlendirme imkanı sunulması açısından çok önem taşımaktadır. 2010 Yılı MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli'nin de belirttikleri gibi "Türk Milleti açısından ne yazık ki siyasetten ekonomiye, güvenlikten dış politikaya, ahlaki yozlaşmadan toplumsal huzur ve dayanışmaya, milli birlik ve bütünlüğe kadar uzanan her alanda bunalım ve çalkantılarla geçen karanlık bir yıl olmuştur. 2010 yılı her anlamda unutulmayacak hazin olaylara ve gelişmelere sahne olduğundan dolayı milletimizin hafızasından kolay kolay silinmeyecektir".

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ BİR GARİP KIBRIS HİKAYESİ (2)

 31.10.2010

 

Annan Planı Oylamasında çıkan %35 dolayında ki "Hayır Oyu" ise aslında başta bugünkü Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu olmak üzere şu anki Hükümet Partisi olan UBP Kadrolarının onca olumsuz ortama ve kandırmaya, Ankara'dan gelen baskılara rağmen gösterdiği olağan üstü çabanın sonunda sağlanan bir başarıdır. Diğer yandan bir çok Kıbrıslı Türk tam güvenlerine haiz kurtarıcıları Türk Ordusu'nun o günkü Genel Kurmay Başkanının konuşmasını karar vermek için her şeye rağmen beklediklerini, ancak kendisinden "tek çıt" çıkmayınca "Evet" demek zorunda kaldıklarını itiraf etmektedirler. Bu konu da her halde tarihe düşülen acı bir not olarak hatıralarda kalacaktır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ BİR GARİP KIBRIS HİKAYESİ (1)

 30.10.2010

 

BİR GARİP KIBRIS HİKAYESİ (1)

Bundan takriben on beş gün önce yazdan kalma bir Ekim Günü okul açılış törenine katılmak üzere Kıbrıs'a hareket ettik. Türk Eğitim Derneği ilk defa yurt dışında bir okul açmaktaydı ve belki de konuya verilen önem gereği Ankara'da bulunan görsel ve yazılı basının temsilcilerinin neredeyse tamamı davet edilmiş, listede  yer verilmeyen Ortadoğu Gazetesi'ni de bir yerde gönüllü olarak temsil etme görevi bana düşmüştü. Hayata geçirilecek olan proje aslında başlı başına ilginç gelişmelere sahne olmuştu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ki yatırımları destekleyen Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Yardım Heyeti'nin başında o zaman için bulunan değerli Büyükelçi'nin öngörüsü sonucu sağlanan kaynakla işe başlanmış, ancak AB'nin kadim dostu önce ki Hükümetin ayak sürümesi sonucu arsa tahsisi geciktirilmiş, daha sonra  iş başına gelen UBP Hükümeti'nin ise işin önünü açması ile okul inşaatı tamamlanabilmişti.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ AKP Neden Evet İstiyor!

 09.09.2010

 

 

Türlü kandırma, göz boyama ile yürütülen, hiçbir yol ve metottan kaçınılmayan propaganda faaliyetleri kapsamında Başbakan ve AKP işi referandumda evet çıkmaması halinde ülkeyi büyük bir felaketin, ekonomik krizin beklediği söylemine kadar götürmüş bulunmaktadırlar. Peki, onlar için böylesi bir önem arz eden bu değişiklikler neyi beraberinde getirmektedir? Günlük hayatta çokça kullanılan bir değim ile aslında şeytan ayrıntı da gizlidir. 

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Referandum İçin Çok Önemli

 07.09.2010

 

 

RİZELİ NEDEN EVET DESİN Kİ?

 

Yazıma öncelikle artık gelişmiş olduğu, kalkınma ve büyümede Avrupa Birliği'ni yakaladığı söylenen ülkemizde Rize'nin Gündoğdu İlçesinde yaşanan sel felaketinde çok acı bir şekilde hayatlarını kaybeden hemşerilerim için Yüce Allah'tan rahmet, geride kalan felakete uğramış vatandaşlarımıza da sabırlar dileyerek başlamak istiyor, böyle bir faciayı Tanrı'nın bizlere bir daha yaşatmamasını temenni ediyorum

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Rize'de Çayda Çıra I-II-III

 10.08.2010

 

Rize siyaset ve iş dünyasında ki onca etkin ismi sayesinde ülkemizde ayrıcalıklı bire yere sahip bulunmaktadır. Ancak ilin bu şansı kendini aldığı hizmetlerde bir türlü göstermemekte, vazgeçilmez geçim kaynağı çay en büyük darbeyi Rize’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiği Vekillerden almaktadır. Çünkü Türk Boylarının bir efsanesine dayanan çayda çıra oyununda ki sevdiğini arayıp da bulunamayanlar gibi Rizeli de seçtiklerini seçimlerden sonra ihtiyacı olunca aramakta, ancak onları bir türlü bulamamakta, sıkıntılarında yanında görmemektedir. 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ AĞLAYAN BAŞBAKAN

 01.08.2010

 

Türkiye 20.Temmuz.2010 günü grup toplantısında, kürsüde hüngür hüngür ağlayan ve dolayısıyla çevresinde ki koşulsuz biat etmiş şürekâsını da ağlamaya mecbur bırakan bir Başbakana şahit oldu. Bu olay çok çeşitli kesimler tarafından farklı şekillerde yorumlandı, sahte timsah gözyaşlarından, Türk Milliyetçiliği fikrinden bile nefret ettiği bir Şehidin satırlarını sansürleyip okuyarak ağlamasının büyük bir riya ve aldatma olduğuna, yaklaşan sonunun çaresizliği içerisinde ki son çırpınışlarına, böyle bir acıyı hiç dile getirmeden otuz yıl içerisinde saklayabilme başarısını göstererek “Evet” için işine geldiği gün içinde ki duygu selini salmasına kadar yaşananlara çeşitli açıklamalar getirildi

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 

 27.07.2010

 

 

ÖNEMLİ BİR ÇAĞRI…

Ülkemizin en önemli sorununu işsizlik oluşturmaktadır, gazeteler buhrana düşen vatandaşlarımızın cinnet ve intihar haberlerinden geçilmemektedir. Ülke gündeminin ve referandumun ana konusu işsizlik iken AKP İktidarı ve Başbakan yaz sezonunda tarım sektöründe oluşan geçici istihdamdan ve turizm sezonundan faydalanarak ama asıl olarak istatistik rakamları ile milli gelirde olduğu gibi oynayarak işsizliğin yüzde onun altına düşeceğinden dem vurmakta, bir milyon sekiz yüz bin kişinin iş bulduğunu söylemekten çekinmemektedirler. Gerçekte bu büyük bir göz boyamadır, İŞKUR (TÜRKİYE İŞ KURUMU) 2008 yılından beri sağlıklı işsizlik istatistiklerini yayınlamamaktadır. Ayrıca işsiz kalan çoğu kişi de bu kuruma kayıt yaptırmamaktadır.

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ NEDEN HAYIR 1

 22.07.2010

 

 

Anayasa değişikliği tekliflerinin gündeme geldiği ilk günden itibaren konunun aslında AKP’nin gizli ajandası ile ilgili olduğunu, yavaş yavaş, hazmettire hazmettire ilerledikleri bu yolda çok önemli bir virajı almak üzere bu başlığı açtıklarını görmemek aslında imkânsız gibiydi. Bütün bunların emareleri ise Habur’da yaşanan görüntülerde hissedilmiş, Başbakanın Habur Kapısında yaşanan olayları “güzel şeyler oluyor, umut verici şeyler oluyor” şeklinde tarif etmesinin arkasından çok daha vahim gelişmelerin peşi sıra geleceği kendini belli etmiştir. Eli kanlı teröristlerin Mehmetçiğin karşısında zafer işareti yaparak, ayaklarına gönderilen çadır mahkemesinde üzülmesinler diye Atatürk Resmi ve Türk Bayrağının kaldırıldığı ortamda beraat ettirilerek onlarla kucaklaşmanın yeni olayların habercisi olacağı tabiidir. Neticede çok beklenmemiş, AKP Habur Hukukuna yol vermede ki hamlelerinden en önemlisi olan Anayasa Paketini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önüne getirmiş ve Muhalefete üç gün içinde incele bana fikrini söyle diyerek baştan onları uzlaşmaz ilan etmiştir.

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ GÜNCEL KONU ATOM ENERJİSİ ÜZERİNE

 16.07.2010

 

 

Ülkemiz ne yazık ki özellikle son otuz yılda işbaşına gelen hükümetlerin Enerji Bakanlarının öngörü yoksunu ve önünde ki seçimi riske atmamadan günü kurtarmadan oluşan kısır politikaları sonucu enerji alanında ciddi bir açmaza sürüklenmiş bulunmaktadır. Türkiye bu yanlış uygulamaların sonucunda gittikçe dışa daha da bağımlı hale getirilmiş, neticede bugün doğalgaza ve doğa katliamı ile sularımıza adeta el koyma demek olan HES Projelerine endeksli bir tablo karşımıza çıkmıştır.

 

Türkiye’nin güncel kurulu gücü yaklaşık 42.000 MW (Mega Watt) düzeyinde bulunmakta, ülkemizde söz konusu santrallerden sağlanan takribi 200 Milyar Kilo-Watt-Saat (KWh) enerji tüketilmektedir. Bu kurulu gücün %75’inin ithal kaynaklar (petrol, doğalgaz, kömür)  ile çalıştırıldığı düşünülünce de vahim tablo bütün açıklığı ile ortaya çıkmaktadır. Yapılan projeksiyonlar ve yüksek senaryoya göre kurulu gücün 2020 yılına kadar 96.000 MW düzeyine çıkarılması gerektiği hesaplanmış olup, iki kattan fazla artışı ifade eden bu düzeye rüzgâr enerjisi, HES, yerli kömür, jeotermal ve benzeri kaynaklara dönük yatırımlar ile ulaşılmasının hayalden öteye geçmesi mümkün değildir.

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ GÜNCEL KONU ATOM ENERJİSİ ÜZERİNE

 16.07.2010

 

Ülkemiz ne yazık ki özellikle son otuz yılda işbaşına gelen hükümetlerin Enerji Bakanlarının öngörü yoksunu ve önünde ki seçimi riske atmamadan günü kurtarmadan oluşan kısır politikaları sonucu enerji alanında ciddi bir açmaza sürüklenmiş bulunmaktadır. Türkiye bu yanlış uygulamaların sonucunda gittikçe dışa daha da bağımlı hale getirilmiş, neticede bugün doğalgaza ve doğa katliamı ile sularımıza adeta el koyma demek olan HES Projelerine endeksli bir tablo karşımıza çıkmıştır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Basın ve Kamuoyuna Duyurulur 22.06.2010

 22.06.2010

 

Saygıdeğer Basın mensupları, Değerli Dostlar,

 

Ülkemiz maalesef çok acı ve vahamet verici olaylara sahne olmakta, Türk Milleti top yekun bir saldırı altında bulunmaktadır.

 

Açılım safsataları içerisinde eli kanlı teröristlerin hamileri ile kucaklaşanlar, dün hepimiz Ermeniyiz diyen satılık ve hain kalemler

bu vatan uğruna toprağa düşen gencecik evlatlarımız için timsah göz yaşları dökmekte, ihanetlerine devam etmektedirler.

Habur için çok güzel görüntüler bunlar diyenler ise ülkeyi uçurumun eşiğine getirmiş bulunmaktadırlar. Hepimizin başı sağ olsun diyerek;

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin konuya yönelik basın bildirilerini bilginize sunmak istiyorum.

 

Saygılarımla,

O. Cem Kazmaz

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ MHP Trabzon Milletvekili Süleyman Yunus Latifoğlu Basın Açıklaması

 14.06.2010

 

“YAŞ ÇAY TABAN FİYATI EN AZ 1,25 TL OLMALIYDI VE DESTEKLEME PRİMİ MİKTARI ARTTIRILMALIYDI”

Değerli Basın Mensupları,

Bugün sizlerin dikkatini yaşanan 1. sürgün yaş çay kampanyası nedeni ile Doğu Karadeniz Bölgemizin çok önemli bir sorununa çekmek istiyoruz.

 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ 9. HAÇLI SEFERİ VE ŞANLIURFA ŞAHLANIŞI

 24.05.2010

 

Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey’in çağrısı üzerine 27.Mart.2010 Cumartesi günü Kutlu Vatan Toprağı Şanlıurfa Türk Milleti için adeta yeni bir uyanışı, yeni bir kucaklaşmayı simgeleyen çok özel bir olaya şahit oldu. On binlerce Şanlıurfalı;

Verilecek Toprağımız,

Paylaşılacak Vatanımız,

Bölünecek Devletimiz,

İndirilecek Bayrağımız YOKTUR

Söylemleri ile büyük bir coşku içerisinde biz AKP’nin teslimiyetçi politikalarını ret ediyoruz, bizim Türk Milleti’ni otuz altıya bölen Başbakan’ın işbirlikçi çözülme projeleri ile işimiz olamaz haykırışları ile Milliyetçi Hareket Partisi’ nin “Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat”  açık hava toplantısına koştu. 

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ YAŞ ÇAY KAMPANYASI BAŞLARKEN

 22.04.2010

 

Baharın gelmesi ile beraber Doğu Karadeniz Sahillerini başka bir heyecan kaplamaya başlar. Tüm düşünce ve dilekler adeta hükümetin açıklayacağı yaş çay taban fiyatına odaklanmış gibidir. Çünkü çay başta Rizeliler olmak üzere bir milyonu aşkın Doğu Karadeniz insanı için hayat demektir, çocuğun defter parası, kamyonunun eksik kalan bakımı, evin tamamlanamayan ihtiyaçları hep özlemle beklenen çay parasına bağlanmıştır. Çay Rizelinin yokluk ve yoksulluğu engebeli arazilerde bin bir emek ve çile ile azimle yendiği kutsal bir davadır.

Çayın bu denli önem arz ettiği bu topraklar şimdi yeni bir kampanya dönemine hazırlanırken AKP İktidarının ülkemizi sürüklediği uçurumun kenarında Türk Tarımının getirildiği bitme noktasının açmazlığını yaşamaktadır. İki başbakanına rağmen çayına hak ettiği değeri alamayan Rizeli her gün biraz daha fakirleşmekte, Türk Çaycılığı geçen her kampanya döneminde biraz daha eritilmekte, topraklar yaşayanlarını doyuramaz hale getirilmektedir. Toprağından doyamayan insanların göç edeceği yerlerin başta su ve madenler olmak üzere doğal zenginliklerin HES Projeleri gibi türlü yollardan dikensiz gül bahçesinde rahatlıkla yabancılara veya yandaşlara peşkeş çekileceği ortamlara sahne olacakları da açıktır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ SON AÇILIM; STRATEJİK ORTAK KUNTA KİNTE!

 22.04.2010

 

Sanırım 70’li yılların sonlarıydı, o dizi hepimizi zamanın tek kanallı siyah beyaz televizyonunda ekran başına kilitlemişti adeta, Müslüman Afrikalı bir çocuğu zamanımızın AB ve ABD’sinin o devrin İngilizlerinin Amerikan kolonilerinde nasıl köle yapıp eziyet ettiklerini büyük bir tepki ve dayanışma duygusu içerisinde izliyorduk. Hele inancı gereği küçük Kunta’nın domuz etini ve kendisine takılmak istenen Hıristiyan adını ret edişini, buna karşı uğradığı işkenceleri ve o yılmaz azmini, hürriyet duygusunu büyük bir üzüntü içerisinde takip ediyorduk. Bu dizi Osmanlı Türk-İslam Dünyası’nın hoş görüsünün ve Afrika’ya götürdüğü medeniyetin ve karşılığında batılıların barbar ve sömürücü yüzünün adeta bir timsali olmuştu bizler için.


Aradan on yıllar geçti ve bir gün ülkemizde eski devrin köleci devletinin CIA’si tarafından yetiştirilen sözde İslamcı Hikmetyarın dizinin dibinden yetişiveren genç bir yeni Kunta Kinte başımıza geliverdi. Ama bu yeni Kinte’nin hikâyesi hiç bizim bildiğimizinkine benzemiyordu,  bizimki aç sefil yiyeceği ve giyeceği zor bulan, işkence gören bir gariban köle iken yeni sürümü Binbir Gece Masalları ve Alaeddin’in Sihirli Lambası karışımından türeyivermişti sanki. Hikmetyarın dizinin dibinde yeşeren bu fidan önceleri yokluk içerisinde sıkıntılarla boğuşurken ve Türkiye’de örneği görülmeyen bordrolu il başkanı olduğu söylentileri ile ortalık çalkalanırken on-onbeş yıl içerisinde sihirli halılara binip uçarak etrafı çevrili köşklere kuruluvermiş, sihirli lamba cininin marifetleri sayesinde de dünya servet şampiyonları arasında yerini alıvermişti.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ GARANTİLİ KAÇAK ÇAY

 22.04.2010

 

27.Mart.2010 Cumartesi günü Kutlu Vatan Toprağı Şanlıurfa Türk Milleti için adeta yeni bir uyanışı, yeni bir kucaklaşmayı simgeleyen çok özel bir olaya şahit oldu. On binlerce Şanlıurfalı;

Verilecek Toprağımız,
Paylaşılacak Vatanımız,
Bölünecek Devletimiz,
İndirilecek Bayrağımız YOKTUR

Söylemleri ile büyük bir coşku içerisinde biz AKP’nin teslimiyetçi politikalarını ret ediyoruz, bizim Türk Milleti’ni otuz altıya bölen Başbakan’ın işbirlikçi çözülme projeleri ile işimiz olamaz haykırışları ile Milliyetçi Hareket Partisi’ nin “Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat”  açık hava toplantısına Sayın Dr. Devlet Bahçeli’yi dinlemeye koştu. Genel Başkanımızın konuşmaları ile Şanlıurfalılar adeta işgalci İngilizleri, Fransızları kovdukları ikinci bir 11.Nisan.1920 gününün ruh haletini yaşar gibiydiler. Şanlıurfa’nın Topçu Meydanı doğulusu ile batılısı ile kuzeylisi ile güneylisi ile Türk Milleti’nin MHP ve onun Genel Başkanı ile kucaklaşmasına ve AKP’nin Habur’da teröristlere kurduğu çadır mahkemeli, eli kanlı katillerin ayağına gönderilen müsteşarlı, kandil Koordineli, İmralı imzalı, okyanus öteli idareli bölme ve parçalama politikalarına indirilen bir şamara şahit oldu.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ BİLGİLENDİRME

 22.04.2010

 

Sayın yetkili,

Milliyetçi Hareket Partisi’ nin“Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat”  Açık Hava Toplantılarının ikincisi Kutlu Vatan Toprağı Şanlıurfa’da 27 Mart Cumartesi günü Saat:13.00'de gerçekleşecektir.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ RİZE GÜNLERİ, İTHAL ÇAY VE DUBAİ BAĞLANTISI

 22.04.2010

 

Rizeli hemşerilerimizce dikkatle takip edilen ve buzdolabına kaldırıldığı söylenen ÇAYKUR’u ve Türk Çayını ortadan kaldırmaya yönelik tasarının başta Vekilleri olmak üzere mimarlarının Ankara’da düzenlenen ve Rizeli Hemşerilerini onurlandırdıkları ithal çay sergileme olayından sonra ayaklarının tozu ile “Türk çaycılığını başarı ile temsil ettikleri” Dubai Çay Forumuna katıldıkları haberleri basınımızda yoğun bir şekilde yer almaktadır. Ancak bu kişilerin Rize Çayı hakkında ki emelleri ve ithal çay konusunda ki zaafları bilindiği için bu başarılı gezinin bir arka planı olduğu kuşkusu ister istemez uyanmaktadır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ MHP Grubunca Meclis Başkanlığına ÇAYKUR'un Özelleştirme Kapmasından Çıkarılması İçin Kanun Teklifi Verildi

 22.04.2010

 

Değerli Basın Mensupları,

AKP’nin yedi buçuk yılı aşan iktidarı döneminde ülkemizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar içinden çıkılmaz boyutlara ulaşmış, en nihayetinde Türk İnsanı kırmızı ete hasret kalırken diğer taraftan Türk Çiftçisi açlığa mahkûm edilmiştir. Daha 1980’li yıllarda tarımsal ürünler açısından dünyanın kendi kendine yeten yedi ülkesinden biri olan, tarımsal dış ticareti sürekli fazlalık veren Türkiye’de AKP Hükümetinin üstün çabaları sonucu işin terse dönmesi ile tarımsal dış ticaret açığı 2007  yılında  916  milyon Dolara ve nihayetinde de 2008  yılında  önceki döneme göre % 169oranında  artarak  2 milyar 464 milyon Dolara  çıkmıştır. Tarım sektörünün dışa bağımlılıkta getirildiği nokta AKP Hükümetinin kırdığı diğer tarihi cumhuriyet rekorları arasında yerini almıştır.

Türk Çiftçisi AKP Hükümetinin yanlış politikaları sonucu Zengin Anadolu Topraklarında karnını doyuramaz, ailesinin rızkını kazanamaz hale düşürülmüştür. Bütün bu karmaşa içerisinde bugün ne yazık ki Büyük Önder Atatürk ne dedi ise tam tersi yapılmaktadır; Atatürk1923 yılında yaptığı bir konuşmada “ Milletimiz çok büyük elemler, mağlubiyetler, facialar görmüştür. Bütün olanlardan sonra yine bu topraklarda bulunuyorsa bunun temel sebebi şundandır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Basın Açıklaması-07.03.2010

 22.04.2010

 

Bilindiği gibi maalesef 04.-07.Mart tarihlerinde Ankara’da “Çayın Başkenti Başkentte” sloganı ile düzenlenen Rize Tanıtma günlerinde ithal çay rezaleti yaşanmıştır.

AKP Zihniyetinin Mensupları ve Rize Çayına Suikast Planı niteliğinde ki Tasarının Mimarları stantlarında ya doğrudan üzerlerinde Ceylon (Sri Lanka)  yazan ithal çayları veya harmanları sergilemişlerdir. <strong>Rize Çayı için düzenlenen bu tanıtım günlerinde aslında Çay Kanunu tasarısını hazırlayanlar tarafından neyin amaçlandığı açıkça ortaya konulmaktadır. </strong>Harmanlanmış çayları ile damak tadımız değiştirilecek ve daha sonra Rize Çayının ortadan kaldırılması ile  ucuz katkılı ithal çaylarla pazar istila edilerek ve tatlı kar elde edilecektir.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ AKP’NİN ÇAYKUR’A VE TÜRK ÇAYI’NA YÖNELİK “BAYRAMLIK” KOD ADLI DARBE PLANI

 22.04.2010

 

Rize’de 2009 Yılının Temmuz Ayından beri yaşanan gelişmeler sonucunda demokrasiyi ve demokratik yoldan mücadeleyi her şeyin üzerinde tutan Milliyetçi Hareket Partisinin üstün çabaları ve kamuoyunu tüm yönleri ile bilgilendirmesi neticesinde AKP tarafından Türk Çayını yok ederek piyasayı yandaşları için ithal çaya açmayı amaçlayan “Bayramlık” kod adlı darbe planı ortaya çıkarılmıştır.

Bu plan çerçevesince emtia borsası ve üst kurul aldatmacaları ile göz boyanarak ÇAYKUR sessizce ortadan kaldırılacak, böylelikle doğrudan özelleştirmenin yaratacağı sıkıntı, kamuoyu tepkisi ve oy kaybı yaşanmadan konu halledilecektir. Günümüz gelişmelerine yönelik bu hayali hikâye Rize Yaş Çay Müstahsilleri için yaşananların hoş bir özetini ve AKP Kadrolarınca halkımız için hazırlanan “Bayram Hediyesinin” kısa bir açıklamasını kapsamaktadır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ ÇAY KANUNU TASARISI HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELER

 22.04.2010

 

Rizeli olsun olmasın konuya ilgi duyan herkesin büyük bir ittifakla üzerinde durduğu en önemli husus çayın yöre insanı için anlamı ve vazgeçilmezliğidir.

Bu önemli göstergeyi bugüne kadar TBMM tarafından çıkarılan çaya ilişkin on iki adet Kanun açıkça ortaya koymaktadır. Hiçbir tarımsal ürün için bu denli yoğunlukta Kanuni Düzenleme yapılmamıştır. TBMM son olarak 3092 Sayılı Kanunu 04.Aralık.1984 tarihinde çıkarmış ve bu uygulama ile o ana kadar Devlet Tekelinde olan kuru çay üretimi özel sektöre açılmıştır. Ancak aradan geçen zaman zarfında özel sektör tarafından kurulan üç yüzü aşkın fabrikanın çoğunun kapanmış olması sonucu özelleştirmenin bu alanda sergilediği başarısızlık çay sektöründe Devlet Desteğinin gerekliliğini ve ÇAYKUR’un yaş çay müstahsilleri açısından vazgeçilmezliğini tartışmasız bir biçimde ortaya koymaktadır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ ÇAY RAPORU

 22.04.2010

 

Çayın ve ÇAYKUR’un yapısal sorunlarına, çay üretiminin yetiştirme ve yaşlanma problemleri ile sektörün içerisinde bulunduğu sıkıntılara çare ve çözüm aramanın yolu öncelikle ülkemizin içerisinde bulunduğu diğer çıkmazların aşılması, Türk Tarımının bilinçli olarak yok edilmesine dur denmesi ile beraber teslimiyetçi ve işbirlikçi AKP Hükümeti yerine bir daha ki seçimlerde Türk halkının Siyasi Türk Milliyetçiliğini iktidara taşıyarak milli bir hükümet kurulmasını sağlamasından geçmektedir. Yoksa yapılacak çözüm önerileri mevcut politika içerisinde hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Zira AKP Hükümetince 01.Temmuz.2006 günü kabul edilen 9. Kalkınma Planı’nın (2007-2013) 336. Maddesinde “Plan dönemi sonuna gelindiğinde özelleştirme işlemleri sonucunda kamunun hava ve deniz ulaşımı ile lokomotif ve vagon üretimi; şeker, tütün ve çay ürünlerinin işlenmesi; petrokimya sanayi; malzeme alımı; elektrik dağıtım ve toptan ticareti faaliyet alanlarından tamamen çekilmesi; bunun yanı sıra, elektrik üretimi, doğalgaz piyasası, kömür ve diğer maden işletmeciliğindeki payının azalması hedeflenmektedir” denmektedir.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Demokratik Açılım Rize’den Çay Kanunu Taslağı İle Başlatıldı

 22.04.2010

 

Yeni bir yılın başlangıcını yaşadığımız bu günlerde ülkemizde halinden memnun insanlara rastlamanın giderek zorlaştığı, geride kalan yılın karanlığının ülkemizin üzerine çöktüğü, milletimizin bin yıllık birlik ve beraberliğinin sarsıldığı, Türk Milletinin Bekaasının ağır tehditler altında bulunduğu bir atmosferi ne yazık ki solumak zorunda kalmaktayız. AKP Hükümetinin yurdumuzu getirdiği uçurumun eşiğinde ve onca toz bulutu tarumarlık arasında değinmek istediğim bu ara Rize’de yoğun bir şekilde gündemde bulunan Çay Kanunu Taslağı belki pek çokları tarafından küçük bir ayrıntı olarak değerlendirilebilinir. Ancak Türk Çayının bu yokediliş planını gerek hazırlayanların sergilediği tavır gerekse işin başında bulunan Çay ithalatçısı Vekilin sarf ettiği sözler ülkemizin içerisine sürüklenmek istendiği açmazın adeta başka bir modeli olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ İstek Üzerine; Batı Cephesinde Herhangi Yeni Bir Şey Yok…

 22.04.2010

 

Birinci dünya savaşında siperlerde çakılı kalmış askerlerin kıyımını ve durumda herhangi bir değişikliğin olmadığını ifade eden bu sözcükleri ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara, yabancı güçlerin bitip tükenmeyen planlarına ve onların içeride ki işbirlikçilerine uyarlama herhalde şu şekilde olabilirdi ‘batı cephesinde ve beşinci kolda geçen doksan yıla rağmen herhangi yeni bir şey yok’ .

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ DEMOKRASİ NEDİR? NASIL DEMOKRATİK AÇILIM YAPILIR?

 22.04.2010

 

Yazıma başlamadan önce Mübarek Ramazan Ayı’nın Türk-İslam Alemine hayırlara vesile olmasını ve  dış güçler ile yerli işbilikçileri kaynaklı alaca karanlık  kuşağından ülkemizin biran evvel kurtulmasını Yüce Allah’dan niyaz etmek istiyorum.
Demokrasi kelime anlamı itibariyle eski Yunanca’da „demos = halk“ ve „kratie = hükümdarlık“ sözcüklerin birleşmesinden meydana gelmekte olup, halkın egemenliğini sergilediği bir idare biçimini ifade etmektedir. Yunan Şehir Devletlerinde antik dönemde gözlemlendikten sonra başkanlık sistemi olarak ABD’de, parlamenter demokrasi şeklinde bazen monarşi ile birlikte Avrupa’da uygulanmaya başlanmış, büyük Önder Atatürk’ün de Türkiye Cumhuriyeti için ön gördüğü yönetim şekli olmuştur.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Avrupa Birliği’nin Gerçek Yüzü II

 22.04.2010

 

Viyana'da bazı proje görüşmeleri kapsamında tesadüfen bir araya geldiğim üst düzey bir AB Diplomat’ı ve eski Ankara Büyükelçisi ile (BE) ile aramda geçen konuşmaları halkımıza Avrupa Birliğinin gerçek yüzünü ve  nasıl masallarla uyutulduğumuzu göstermek açısından aktarmak istiyorum;

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ İŞTE AB ‘NİN GERÇEK YÜZÜ….

 22.04.2010

 

25.Aralık.1991 tarihinde Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'un istifa etmesinin ardından Komunizm’in çökerek SSCB’nin dağılması Türk Dünyası açısından yüzyıllardır özlenen  pencerenin açılmasını müjdeleyen bir olay olarak tarihe geçmiştir. Aralarında en fazla Türki Cumhuriyetlerin bulunduğu  devletlerin bağımsızlıklarını kazanmaları Avrasya'nın Merkezinde jeopolitik bir boşluk yaratmış, Batı Avrupa Ülkeleri üzerindeki tehdit kalkmıştır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ Demokratik Açılım Rize’den Çay Kanunu Taslağı İle Başlatıldı

 22.04.2010

 

Yeni bir yılın başlangıcını yaşadığımız bu günlerde ülkemizde halinden memnun insanlara rastlamanın giderek zorlaştığı, geride kalan yılın karanlığının ülkemizin üzerine çöktüğü, milletimizin bin yıllık birlik ve beraberliğinin sarsıldığı, Türk Milletinin Bekaasının ağır tehditler altında bulunduğu bir atmosferi ne yazık ki solumak zorunda kalmaktayız. AKP Hükümetinin yurdumuzu getirdiği uçurumun eşiğinde ve onca toz bulutu tarumarlık arasında değinmek istediğim bu ara Rize’de yoğun bir şekilde gündemde bulunan Çay Kanunu Taslağı belki pek çokları tarafından küçük bir ayrıntı olarak değerlendirilebilinir. Ancak Türk Çayının bu yokediliş planını gerek hazırlayanların sergilediği tavır gerekse işin başında bulunan Çay ithalatçısı Vekilin sarf ettiği sözler ülkemizin içerisine sürüklenmek istendiği açmazın adeta başka bir modeli olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 ■ AKP’NİN ÇAYKUR’A VE TÜRK ÇAYI’NA YÖNELİK “BAYRAMLIK” KOD ADLI DARBE PLANI

 21.04.2010

 

Rize’de 2009 Yılının Temmuz Ayından beri yaşanan gelişmeler sonucunda demokrasiyi ve demokratik yoldan mücadeleyi her şeyin üzerinde tutan Milliyetçi Hareket Partisinin üstün çabaları ve kamuoyunu tüm yönleri ile bilgilendirmesi neticesinde AKP tarafından Türk Çayını yok ederek piyasayı yandaşları için ithal çaya açmayı amaçlayan “Bayramlık” kod adlı darbe planı ortaya çıkarılmıştır.

Bu plan çerçevesince emtia borsası ve üst kurul aldatmacaları ile göz boyanarak ÇAYKUR sessizce ortadan kaldırılacak, böylelikle doğrudan özelleştirmenin yaratacağı sıkıntı, kamuoyu tepkisi ve oy kaybı yaşanmadan konu halledilecektir. Günümüz gelişmelerine yönelik bu hayali hikâye Rize Yaş Çay Müstahsilleri için yaşananların hoş bir özetini ve AKP Kadrolarınca halkımız için hazırlanan “Bayram Hediyesinin” kısa bir açıklamasını kapsamaktadır.

 Yazının Devamı için TIKLAYIN   
 
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   

Copyright © Cem KAZMAZ 2010                                                                                                        Design By MK